Borderline Kişilik Bozukluğu

Borderline Kişilik Bozukluğu’nu (BKB) duygusal düzensizlikler, kendine zarar verme davranışları ve zorlu ilişkilerle karakterize edilen bir kişilik bozukluğu olarak tanımlanır. (APA)

Borderline Kişilik Bozukluğu (BKB), genç erişkinlik döneminde başlayan, aşırı dürtüsellik, duygulanımda ve kişiler arası ilişkilerde dengesizlik, benlik algısında yetersizlik ve terkedilmeye karşı aşırı hassasiyet ile karakterize bir bozukluktur.

Borderline Kişilik Bozukluğu olan hastalar nevroz ile psikoz arasındaki sınırdadır. Sıradışı duygulanım, mizaç, davranış, nesne ilişkileri ve benlik imajı ile özellik gösterir. Bu kişilik bozukluğunun tanımlanması çok karmaşık ve zordur. Ayrıca çelişkiler içeriyor gibi görünebilir, tartışma gösteren yanları vardır. Psikozlar, duygudurum bozuklukları, diğer kişilik bozuklukları ve bilişsel bozukluklarla örtüşen birçok yanı vardır. Geçmişte nevrozla psikoz arasında bir sınırda olduğu düşünülmekteydi. Borderline Kişilik bozukluğu olan kişiler benlik algısı sorunlarının yanı sıra ayrılma ve bireyselleşme sorunları, duygulanım denetimleri sorunları, yoğun bilişsel bağlanma sorunları yaşarlar.

Epidemiyoloji

Kesin yaygınlık çalışmaları bulunmamaktadır, ancak borderline kişilik bozukluğunun toplumun %1-2 kadarında olduğu düşünülmesine karşın klinik ortamda en sık görülen kişilik bozukluklarındandır. Kadınlarda erkeklere göre iki kat fazla görülmektedir.

Borderline Kişilik Örgütlenmesi

Bu terim BKB tanısı almış kişilerde görünen belirli kişilik bölünmelerini ve savunma mekanizmalarını açıklamaya yarayan kapsayıcı bir terim olarak ortaya çıkmıştır.

En belirgin şekilde aşağıdaki savunma mekanizmalarını kullanırlar.

Kernberg’e göre Borderline Kişilk Örgütlenmesi

Kernberg BKB’nin psikodinamik ve yapısal temellerini araştıran ve yorumlayan psikanalisttir. Kernberg’e göre, Borderline Kişilik Örgütlenmesi, bireyin kişilik yapısında belirgin bir şekilde gözlemlenen özellikleri ifade eder.

Kernberg’ e göre bunun nedeni kişi doğuştan bir agresyon yüküyle doğar. Bu agresyon yükünü kontrol edemediği için bunu dışsallaştırmak ve yansıtmaktan başka çare bulamaz.

Oğuzcan Süslü – Mehmet Mustafa Düdükçü

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir