Bağlanma stilleri, yaş gruplarında farklılık gösteren eğilimler bütünüdür. Kişinin güven hissetmek için birilerine duyduğu aidiyeti tanımlar. İnsan sosyal bir varlık olduğundan, yaşayabilmesi çevresel faktörlere bağlıdır. Bebeklikte başlayan ait olma isteği, hayatın her aşamasında görülebilir. Çocuk ve yetişkinlerin bağlanma tarzları farklıdır. 

Çocuklarda Bağlanma Stilleri 

Çocuklarda bağlanma stilleri, ailenin bir parçası olmaya yöneliktir. Çocuk, yetişkinlerle arasındaki fiziksel ve zihinsel farkı görür. Aşamayacağı sorunları ancak tecrübeli bireyler vasıtasıyla çözebileceğine inanır. Doğum itibarıyla çevrede aile bireyleri bulunduğundan, anne ve babaya bağlılık gelişir. Bağlanma tarzları şöyledir: 

Yetişkinliklerde Bağlanma Stilleri 

Yetişkinlik ve bebeklik dönemi, bağlanma açısından ilişkilidir. Bebek, annesiyle duygusal yakınlığa sahiptir. Anne tavırları çocuğun kişiliğini etkiler. Benlik ve başkaları modeli, bağlanma stiline paraleldir. Benlik modeli, kişinin kendine verdiği değerdir. Başkaları modeli, insanların güvenilirlik durumuna olan bakıştır. 

Psikolojik sorunların temeli, çoğunlukla bebelikten kaynaklanır. İlgisiz büyümüş bireyler, olumsuz sayılabilecek bağlanma stilleri geliştirir. Büyüme standartlarıyla anne yeterlilikleri ilişkilidir. Agresif, içe kapanık, güvensiz bireyler çoğunlukla anne sevgisinden mahrum büyümüştür. Yetişkinlerde görülen olumlu ve olumsuz sayılabilecek bağlanmalar şunlardır: 

Bağlanma kuramını, İngiliz John Bowlby geliştirmiştir. Bebeklik – çocukluk – yetişkinlik dönemleri arasındaki bağlantı, Freud’un psikoseksüel gelişim kuramında da görülür. Bebek, ilk deneyimlediği çevrenin etkilerini taşır. Çocuk ve yetişkin bağlanma stilleri psikolojik analizlerde belirleyicidir. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir