UYKU BOZUKLUKLUKLARI

Uyku Bozukluğu Nedir?

  • Uyku bozukluğu, kişinin uykuya dalmakta, uykuyu sürdürmekte veya dinlendirici bir uyku çekmekte zorlandığı durumları kapsayan geniş bir terimdir. Bu durum, fiziksel ve psikolojik sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabilir. Uyku bozukluğu, tek başına bir hastalık olabileceği gibi, başka bir sağlık sorununun belirtisi olarak da ortaya çıkabilir.

Nedenleri:

STRES VE ANKSİYETE

Stres uyku bozukluklarının en yaygın nedenlerinden biridir. İş, aile, ekonomik durum gibi konular kişinin zihnini kurcalayarak uykuya dalmasına engel olabilir. Anksiyetesi olan bireylerde bu durum daha şiddetli bir hâl alıp uyku düzeninin bozulmasına neden olabilir.

  • TEKNOLOJİ KULLLANIMI

Uzun süre maruz kalınan mavi ışık melatonin salgılanmasını engelleyerek uykuya dalmayı geciktirebilir. Aynı zamanda sosyal medyadaki içerikler de zihinsel uyarılmayı arttırarak uykuya dalmayı geciktirir.

  • FİZİKSEL SAĞLIK SORUNLARI

Kronik ağrı, solunum yolu hastalıkları( astım, KOAH ) , mide rahatsızlıkları ( reflü ) vb. hastalıklar uyku düzenini etkileyebilir.

.PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR

  • .PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR

Depresyon, bipolar bozukluk, TSSB gibi bozukluklar uykuya dalma ya da sürdürmeyi olumsuz yönde etkiler.

  • GENETİK FAKTÖRLER

Bazı uyku bozukluklarında genetik faktörlerin de rol aldığı bilinmektedir. Aile öyküsünde narkolepsi, huzursuz bacak sendromu olan bireylerde bu hastalıkların görülme olasılığı daha fazla çıkmıştır.

  • HORMONAL DEĞİŞİKLİKLER

Kadınlarda menopoz, adet döngüsü, hamilelik gibi hormonal değişiklikler uyku düzenini etkileyebilir.

  • ÇEVRESEL FAKTÖRLER

Gürültü, ışık, sıcaklık gibi faktörler uyku süresini ve düzenini etkileyebilir.

  • AŞIRI KAFEİN VEYA ALKOL TÜKETİMİ
  • KULLANILAN İLAÇLARIN YAN ETKİLERİ

UYKU BOZUKLUKLARI TÜRLERİ

İNSOMNİA (UYKUSUZLUK)

  • En yaygın görülen uyku bozukluklarından biridir.
  • Akut ve kronik olmak üzere iki türü vardır
    • Akut İnsomnia:Geçici ve kısa süreli bir uykusuzluk problemidir.Genellikle stresli olaylar, iş değiştirme, seyahat, sınav stresi gibi olaylardan kaynaklanır.
    • Kronik İnsomnia:En az haftada 3 gece meydana gelir ve en az 3 ay boyunca devam eder.Kişinin yaşam kalitesini ciddi derecede etkiler.Genellikle birden fazla faktörün birleşmesinden kaynaklanır.Hormonal değişimler, depresyon vb.

Genel Belirtiler

  • Normal uyuma süresinden daha uzun sürede uykuya dalma.
  • Uyuyup uyanıldığında yeniden uykuya dalmakta güçlük.
  • Dikkat kaybı ve konsantrasyon bozukluğu.
  • Tahammülsüzlük, yorgunluk, vücut ağrılarında artış.

Tedavi Yöntemleri/Alternatifleri

  • BDT
  • İlaç tedavileri
  • Uyku saatlerini düzenlemek
  • Alkol, kafein ve nikotini sınırlamak
  • Uyku ortamını rahatlatmak
  • Fiziksel aktiviteyi arttırmak
  • Ekran süresini azaltmak

HİPERSOMNİA

  • Kişinin gece normal bir uyku çekmesine rağmen gün içinde sürekli uykulu olması durumudur En az 3 ay boyunca haftada en az 3 kez uyku ataklarının devam etmesi gerekir.
  • Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Tıbbi sorunlar, uyuşturucu ya da alkol kullanımı, diğer uyku bozuklukları ve otonom sinir sistemindeki sorunlarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

Hipersomnia Tanısı

  • Polisomnografi – uyku sırasında uyku evrelerinin, kardiyovasküler ve solunum parametrelerinin, kan oksijenasyonunun, EKG ve uzuv hareketlerinin görsel ve otomatik analizi ile eksiksiz bir uyku muayenesi
  • Çoklu Uyku Gecikme Testi (MSLT) – Gün boyunca her 2 saatte bir planlanan beş 20-30 dakikalık şekerleme sırasında uyku hızınızı / beyin biyoelektrik aktivitenizi (EEG) kaydetme
  • Uyanıklık Testinin Bakımı (MWT) – test edilen kişinin rahat bir koltukta, karanlık, sessiz bir odada uykuya dalmamaya çalışarak geçirdiği 40 dakikalık dört test; her test sırasında beynin biyoelektrik aktivitesi (EEG) kaydedilir; Uyanıklık Sürdürme Testi, uyanıklığın sürdürülmesini gerektiren işler yapan aşırı uyku halinden şikayet eden kişiler için endikedir

Kleine-Levin Sendromu

  • Aşırı uyku ihtiyacıyla bağlantılı nadir bir hastalıktır.
  • Kişi günde 20 saate kadar uyuyabilir,
  • Gereğinden fazla yemek yerler bu yüzden obezite ile ilişkilidir,
  • Cinsel istekte yüksek oranda artış görülür,

PARASOMNİLER

  • Parasomniler uyku ya da uykuya geçiş sırasında ortaya çıkan anormal, istenmeyen, motor, sözel ya da davranışsal olaylardır. Parasomniler hem NREM’de hem de REM’de ortaya çıkabilirler
  • NREM parasomniler uykunun ilk yarısında ortaya çıkarlar, uykudan uyanıklığa geçişte ya da uyku uyanıklık sınırının belirlenmesinde sorun vardır. Sıklıkla NREM 3 evresinde ortaya çıkar. REM parasomnileri ise REM uykusu ve uyanıklığın karışımından oluşur. REM uykusu davranış bozukluğunda artmış motor aktivite lokomotor merkezlerde (spinal ve supraspinal) oluşan sorunlar nedeni ile ortaya çıkar

Türleri

1.UYURGEZERLİK

  • Uyurgezerlik; uyurken yürüme, gezinme olarak bilinen bir tür parasomniadır. Oldukça yaygındır. Çoğunlukla N-REM’de oluşur. Genellikle uykunun ilk zamanlarında, gecenin erken saatlerinde görülür.Uyurgezer kişiler gece kalkıp evde herhangi bir iş yapmaya çalışabilirler. Evden dışarı çıkıp sokakta gezdikleri de görülür.

2.UYKUDA KONUŞMA

  • Uyku sırasında bir şeyler anlatma olarak tanımlanabilir. Anlamlı bir konuşma olmak zorunda değildir. Mırıltı şeklinde de görülebilir. Uykunun her saatinde olabilir. Çoğu zaman yeni uykuya dalmış birinin konuştukları daha rahat anlaşılır. Uykuda konuşma sırasında kişi aklına takılan bir şeyi ya da gördüğü rüyayı anlatıyor olabilir. Tamamen günden bağımsız, alakasız bir konu üzerine de konuşabilir.

3.UYKUDA İNLEME

  • Uykuda inleme davranışı genellikle yavaş ve derin nefes verirken görülen bir uyku bozukluğudur. Sık sık horlama ile karıştırılır, çünkü yalnızca hafif bir inilti gibi olmak zorunda değildir. Daha yüksek perdeli bir ses de çıkabilir. Horlamadan tamamen farklıdır.

4.UYKU FELCİ

  • .Uyku felci, bir REM süreci uyku bozukluğudur. Vücudu hareket ettirememeye neden olan bir parasomnia türüdür. Normalde uykuya dalarken vücut kasları gevşer. REM uykusu sırasında kaslar daha da gevşer ve hareketsizleşir. Bu durum atoni olarak tanımlanır.Yani uyku felci, kişi hala uyanıkken kas atonisi meydana geldiğinde oluşur.Halk arasında karabasan dediğimiz olay.

Uyku felcinde:

  • Uykuya dalarken ya da uykudan uyanırken kıpırdayamayabilirsiniz.
  • Uyanıkken rüya ya da halüsinasyonlar görebilirsiniz.
  • Ataklar saniyeler ya da dakikalar sürebilir.
  • Ataklar genelde kendiliğinden sonlanır.

5.KABUSLAR

  • Kabus; insanı rahatsız eden, korkutan ve tedirgin eden rüya türüdür. Hayaletler ya da kişiye korkutucu gelen farklı öğeler bu tür rüyalar içerisinde yer alır. Vahşi yaratıklar sebebiyle acı çekme ve ölüm, kabuslarda sık sık karşımıza çıkar.
  • Belli bir sıklıkla tekrarlayan kabus görme durumu ise literatürde kabus bozukluğu olarak tanımlanır. Daha çok REM sürecinde görülen parasomnilerdir. Kabus sonrasında tekrar uykuya dalmak zor olabilir, kişiyi uykusuzluğa sürükleyebilir.

6.GECE/UYKU TERÖRÜ

  • Gece terörü ya da uyku terörü olarak isimlendirilen bu parasomnia; ani bir şekilde, dehşete düşmüş halde uyanmaya sebep olan bir uyku bozukluğudur. Yaşanan korku durumu 5 dakikaya kadar sürebilir. En çok 3 – 7 yaş arasındaki çocuklarda görülmektedir. Genellikle N-REM süreçte olur ve kabuslardan farklı olarak korku öğeleri içeren bir rüya görme durumu yoktur.Belirtileri arasında ağlama, bağırma, kalp atışının hızlanması, aşırı terleme, irileşen göz bebekleri vardır.

7.YATAK ISLATMA

  • Alt ıslatma ya da enürezis nokturna; uyku sırasında, istemsiz bir şekilde idrar kaçırmaya yol açan bir uyku bozukluğudur. En çok 6 yaşın altındaki çocuklarda görülse de yetişkinler de görülebilmektedir

8..ZİHİN BULANIKLIĞI

  • Bu parasomniada kafanız tamamen karışmış bir şekilde uyanabilirsiniz. Nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı anlamakta zorlanabilirsiniz. Bu durumu yaşayan kişilerde reaksiyon süreci yavaşlar, konuşma hızı düşer ve kişi nerede olduğunu bilmediği için endişelenip ağlamaya başlayabilir. Bu atak durumu birkaç dakika da sürebilir birkaç saat de. Çoğunlukla N-REM evrede görülür.

9.DİŞ GICIRDATMA

  • Diş gıcırdatma, uyku sırasında dişlerin birbirine sürterek ve sıkılarak gıcırdatıldığı uyku bozukluğudur. Yetişkinlerde sıklıkla görülür. Genellikle N-REM süreçte oluşur.

10.GECE YEME BOZUKLUĞU

  • Uykuya bağlı yeme bozukluğu olarak da bilinen bu durum, REM uykusu dışında gerçekleşir ve kişinin tıkınırcasına yeme atağı geçirmesine yol açabilir. Bu süreçte insanlar günlük yaşamda tüketmeyecekleri yiyecekleri, çiğ et gibi aslında tüketilmemesi gereken şeyleri kontrolsüzce yiyebilirler.

11. REM UYKUSU DAVRANIŞ BOZUKLUĞU (RBD)

  • REM uykusu davranış bozukluğu, bir kişinin canlı rüyalar görmesi olarak tanımlanabilir. Bu uyku bozukluğunu yaşayan kişilerde REM uykusu sırasında vücut olması gereken felç durumuna giremez. Bu sorun gündüz uykusunda da görülebilir. Bir uyku döneminde birden fazla episod yaşanabilir. Korkutucu, şiddetli ve gerçekçi bir rüya semptomları tetikleyebilir. RBD’li bir kişi uyurken;
  • Konuşmak, bağırmak veya çığlık atmak,
  • Tekmelemek, yumruklamak veya hırpalamak,
  • Kolayca uyanmak,
  • Rüyaları açıkça hatırlamak gibi davranışlar sergileyebilir.

Diğer Parasomniler

  • Patlayan kafa sendromu: Bu sendromda kişi uykuya dalmak veya uyanmak üzereyken yüksek, ani bir gürültü hayal eder ve o sesi duymuş gibi olur. Korkarak uyanabilir.
  • Halüsinasyonlar: Uykuya dalarken veya uyanıkken halüsinasyon görme durumudur.
  • Uykuda kaşınma: Uyku sırasında yoğun bir şekilde, farkında olmadan kaşınma durumudur. Uyandığınızda kaşımadan kaynaklı tahrişler, kızarıklıklar ve kanamalar görebilirsiniz.

Parasomnia Neden Olur

  • Uyku apnesi gibi uyku bağlantılı rahatsızlıklar
  • Genetik yatkınlık
  • Endişe, kaygı, stres
  • Kronik ya da dönemsel depresyon
  • TSSB
  • Huzursuz bacak sendromu gibi periyodik hareket yaratan rahatsızlıklar
  • Zararlı madde ve alkol bağımlılığı
  • Vardiyalı çalışma, sürekli uçuş yaparak jetlag yaşama gibi uyku düzensizlikleri
  • Uykusuzluk,
  • Parkinson hastalığı gibi nörolojik durumlar
  • Farklı hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçlar

DSM-5’e Göre Belirtileri Nelerdir

  • Uyandığında kafanın karışık olduğunu, zihnin bulandığını hissetmek
  • Hafızanın zayıflaması
  • Uyandığında bir süre nerede olduğunu anlayamamak
  • Gece sık sık uyanmak ve uykuya geri dalmakta zorlanmak
  • Uyanma veya uykuya dalma sırasında hareket edememek, konuşamamak
  • Vücutta nasıl olduğu anlaşılmayan yaraların, kesiklerin olması
  • Gün boyunca yorgun ve uykulu olmak

HUZURSUZ BACAK SENDROMU

  • Huzursuz bacak sendromu, beyinde yeterli miktarda dopamin salgılanmadığı durumda kas hareketlerinin kontrolününün azalmasıyla, karşı konulmaz bir şekilde bacakları hareket ettirme isteği ile ortaya çıkan nörolojik bir hastalıktır. Huzursuz bacak sendromunda, sinir sisteminde bacakları hareket ettirmesi konusunda karşı konulamaz bir hareket etme isteği oluşur ve bu istek daha çok dinlenme ve uyku esnasında ortaya çıkar.
  • HBS, kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür ve genellikle 40 yaş sonrasında ortaya çıkar. Ancak, bazı kişilerde genç yaşlardan itibaren de görülebilir.

Nedenleri

  • Demir eksikliği: Demir seviyesinin düşük olması, dopamin üretimini etkileyerek HBS belirtilerini artırabilir.
  • Vitamin eksiklikleri: Özellikle B12, D vitamini ve folik asit eksikliği HBS ile ilişkilidir.
  • Tiroid bozuklukları: Hormon dengesizliği, sinir sistemi üzerinde etkili olabilir.
  • Kronik hastalıklar: Diyabet, böbrek yetmezliği ve Parkinson hastalığı HBS riskini artırabilir.
  • Gebelik: Hamilelik döneminde özellikle 3. trimesterde HBS belirtileri görülebilir.
  • Stres ve anksiyete: Psikolojik faktörler, HBS semptomlarını tetikleyebilir veya şiddetlendirebilir.

HBS Tipleri

Primer ve sekonder olmak üzere iki türü vardır

  • Primer huzursuz bacak sendromunda kalıtsal geçiş dikkat çeker. İdyopatik HBS’li olguların birinci derece akrabalarında yaklaşık yüzde 50-70 oranında hastalığın görülebildiği ve kadınların daha çok etkilendiği görülmüştür. Bu kalıtsal formda hastalık daha erken yaşta başlamakta, genellikle 45 yaştan önce tanı konmakta ve sekonder formlara göre oldukça yavaş ilerleme izlenmektedir. Kalıtsal formun dışında, hastalığın aile öyküsünün olmadığı (sporadik) idyopatik formu da bulunmaktadır
  • Sekonder (ikincil) huzursuz bacak sendromunda ise çeşitli klinik durumlar bu hastalığa yol açabilmektedir. Demir eksikliği, gebelik ve son dönem böbrek yetmezliği bu bulgular arasında yer almaktadır. Sekonder sebeplerin ortak noktası ise demir metabolizması bozukluğudur.

NARKOLEPSİ

  • Narkolepsi, bireyin gündüz saatlerinde ani ve kontrolsüz uyku atakları yaşadığı kronik bir nörolojik bozukluktur. Bu durum genellikle uyanıklık ve uyku döngülerini düzenleyen mekanizmalardaki bir bozukluktan kaynaklanır. Hastalar , yoğun bir uyku hali yaşar ve genellikle gün içinde aniden uyuyakalabilirler. Katapleksi (ani kas tonusu kaybı), uyku felci ve halüsinasyonlar gibi belirtiler bu bozukluğun diğer karakteristik özelliklerindendir.
  • Narkolepsinin temelde sinir sisteminde uyku düzenini sağlamakla görevli merkezlerde hipokretin adı verilen bir proteinin yetersiz sentezlenmesine bağlı geliştiği düşünülmektedir. Buna bağlı olarak, uyku merkezleri düzgün çalışamaz ve kişi istemsiz olarak gün içinde uyku ihtiyacı hisseder.

Narkolepsi Türleri

  • Narkolepsi Tip 1, katapleksi adı verilen bir durumu içerir. Katapleksi, güçlü duyguların tepkisi olarak kas tonusunun ani kaybını ifade eder. Bu durum, bireyler ani bir şekilde düşebilir ya da düşme hissi yaşayabilir. Tip 1 ayrıca, gece uykusu sırasında aşırı REM uykusuna geçiş yapıldığına dair belirtiler de gösterebilir. Bu durum, sadece günlük değil, gece uyku kalitesinin de olumsuz etkilenmesine yol açabilir.
  • Narkolepsi Tip 2 ise, katapleksi olmaksızın aşırı gündüz uykululuğu ile karakterizedir. Bu durum genellikle daha hafif seyreder ve bireyler, gündüz saatlerinde kontrollü bir şekilde uykuya dalabilirler. Tip 2, çoğunlukla daha az belirgin belirtilerle seyreder. Her iki türün tedavisi bulunmaktadır, ancak Tip 1’in daha şiddetli belirtileri olması nedeniyle genellikle daha karmaşık bir tedavi süreci gerekmektedir.

Tanısı

  • Tanısı için çoğunlukla polisomnogram (PSG) adı verilen bir uyku testine başvurulur. Bu test sırasında, hastanın uyku esnasındaki beyin dalgaları, kalp ritmi, solunum ve diğer fizyolojik parametreler kaydedilir. PSG sonuçları, hastanın REM uykusuna geçiş sürelerini ve uykusuzluk belirtilerini belirlemekte yardımcı olur. MSLT (Multiple Sleep Latency Test) ile hastanın gündüz uyku süresi ve uykuya dalma hızı ölçülür. Narkolepsi hastalarının genellikle kısa süre içinde uykuya geçtikleri gözlemlenir.

SİRKADİYEN RİTİM BOZUKLUĞU

  • Sirkadiyen ritim, vücudumuzun biyolojik saatini belirleyen içsel bir süreçtir. Bu ritim, uyku-uyanıklık döngüsü, metabolizma ve hormon seviyelerini düzenler. Sirkadiyen ritim bozukluğu, bu doğal ritmin bozulmasıdır ve genellikle uyku problemlerine neden olur.
  • Nedenleri arasında iş değişikliği, zaman dilimi değişikliği (jet lag), gece çalışmak, yetersiz veya düzensiz uyku, stres ve depresyon gibi problemler yer alır.
  • Belirtileri arasında uyku problemleri, yorgunluk, konsantrasyon güçlüğü, halsizlik, iştah değişiklikleri ve ruh halinde değişimler yer alabilir.
  • Tedavi; belirtilere ve nedenlere bağlı olarak değişebilir. Örneğin, iş değişikliği sonrası oluşan sirkadiyen ritim bozukluğu için düzenli uyku saatleri ve gün içinde yeterli miktarda ışık almak yararlı olabilir. Jet lag sonrası oluşan sirkadiyen ritim bozukluğu için zamanla uyum sağlamak ve gün ışığına maruz kalmak etkili olabilir. Uyku apnesi, huzursuz bacak sendromu gibi uyku bozuklukları da sirkadiyen ritim bozukluğuna neden olabilir ve bu hastalıkların tedavisi de sirkadiyen ritim bozukluğunun düzelmesine yardımcı olabilir.

GECİKMİŞ UYKU FAZI BOZUKLUĞU

  • Gecikmiş uyku fazı bozukluğu (GUFB), istenilen ya da sosyal yönden kabul gören uyku zamanlarına göre uyku saatlerinde iki saat ya da daha fazla gecikmeyi tanımlar. Hastalarda tipik olarak 02:00-06:00 saatlerinden önce uykuya dalamama ve bunun sonucunda sabah erken uyanmakta zorluk vardır.

ERKEN UYKU FAZI BOZUKLUĞU

  • Erken uyku fazı bozukluğu (EUFB), arzu edilen ya da sosyal olarak kabul edilen zamanlardan daha erken uyuma ve uyanmayı tanımlar. Etkilenen bireyler, en az 3 ay boyunca, klasik uykuya dalma saatlerine kadar uyanık kalmada ve sabah erken saatlerde uykuyu sürdürmede güçlük yaşarlar. İstenilen ya da sosyal yönden kabul gören uyku zamanlarına göre uyku saatlerinde iki saat ya da daha fazla öne kayma bulunur. Hastalarda sıklıkla istemsiz olarak 18:00-21:00 saatleri arasında uykuya dalma ve 02:00-05:00 saatleri arasında uyanma vardır

DÜZENSİZ UYKU UYANIKLIK BOZUKLUĞU

  • Bu tip sirkadiyen ritim bozukluğunda düzenli bir uyku ve uyanıklık ritmi yoktur. 24 saatlik süreç içerisinde en az 3 kez olan ve tipik olarak 2-4 saat süren kısa uyku periyotları vardır. Uyku ve uyanıklık dönemleri gün içerisine parçalı olarak dağılmasına rağmen en uzun uyku genellikle 02:00-06:00 saatleri arasında görülür

SERBEST GİDİŞLİ UYKU FAZI BOZUKLUĞU

  • Hastaların neredeyse her gün bir önceki günden 1-2 saat daha geç uyuyup daha geç uyandıkları bir uyku-uyanıklık ritmi vardır. Normalde endojen sirkadiyen ritim 24 saatten biraz daha uzundur ve çevresel zaman belirteçleri ile günlük 24 saatlik periyoda senkronize olur. Işık, en önemli çevresel zaman belirteci olup endojen ritmin çevre ile senkronizasyonunu sağlayan ana faktördür. İş, okul ve sosyal yaşantı diğer çevresel zaman belirteçleri olarak sayılabilir. Endojen sirkadiyen ritim ile 24 saatlik aydınlık karanlık döngüsü arasındaki anormal senkronizasyon neticesinde uykusuzluk ya da aşırı uykululuk yakınmaları oluşur

VARDİYALI ÇALIŞMA TİPİ UYKU FAZI BOZUKLUĞU

  • Meslek gereği rutin uyku-uyanıklık saatlerine uymayan nöbet tarzı çalışma sonucunda oluşan uykusuzluk, aşırı uykululuk ve işlevsellik kaybına neden olan sirkadiyen ritim bozukluğudur.

JET LAG TİPİ UYKU FAZI BOZUKLUĞU

  • Jet lag, yani zaman dilimi değişikliği sendromu, genellikle uzun mesafeli uçuşlardan sonra gelişir. Aralarında belirgin zaman dilimi farkı bulunan bölgelerin hızlı bir şekilde geçilmesi, endojen sirkadiyen ritim ile çevresel koşullar arasında uyumsuzluğa neden olur ve vücut hızla değişen yeni zaman dilimine uyum sağlayamaz. Vücudun endojen ritmi, gidilen bölgedeki zaman diliminde de aynı ritmini sürdürmeye devam ettiği için uyku düzeninde ve bedensel işlevlerde geçici bozulmalar ortaya çıkar.

UYKU APNESİ

  • Uyku apnesi, uyku sırasında kişinin solunumunun kesilmesine neden olan yaygın bir hastalıktır. Bu rahatsızlıkta meydana gelen solunum duraklamalarının süresi farklı olabilir ve bu süre, birkaç saniyeden birkaç dakikaya kadar değişebilir. Obstrüktif ve santral olmak üzere iki tipi vardır ve bunlar arasından en sık karşılaşılan, obstrüktif apnedir.
  • Obstrüktif Uyku Apnesi: Solunum yollarının uyku sırasında tekrar tekrar, tamamen veya kısmen tıkanmasına sebep olur. Genellikle boğazınızın arkasındaki yumuşak dokunun çökmesi nedeniyle meydana gelir. Nefes kesilmelerine neden olan bu ataklar hastanın uyku kalitesini önemli bir şekilde etkileyebilir. Ayrıca vücut sistemindeki hayati rol alan organlara giden oksijen akışı azaltabilir ve kalp ritimlerinde anormallikler görülebilir.
  • Santral Uyku Apnesi: Beyin, solunum kontrol merkezinde oluşan sorunlar kaynaklı kaslara nefes alma fonksiyonunun çalışması için gerekli sinyalleri gönderemez. Santral apne çoğunlukla nöromüsküler hastalığı (ALS veya Lou Gehrig hastalığı) olan kişilerde, inme geçirmiş olanlarda veya kalp yetmezliği, bazı böbrek veya akciğer hastalığı olan kişilerde görülebilir.
  • Bu iki ana tip ile birlikte obstrüktif uyku apnesi tedavisi alan bir hastada, obstrüktif tipin santral uyku apnesine dönüşmesi de kompleks uyku apnesi olarak klasifiye edilmiştir.

Nedenleri:Fazla kilo ve obezite, bademcik ve geniz etinin büyümesi, alt çenenin geride olması, sigara ve alkol kullanımı, yumuşak damak ve dil kaslarının gevşekliği, uyku pozisyonu (sırtüstü yatma), genetik yatkınlık, burun tıkanıklığı, yaşlanma, hormonal bozukluklar.

Belirtileri:Gürültülü horlama, uykuda nefes durmaları, sabahları baş ağrısı ile uyanma, gün boyu aşırı yorgunluk ve uyuklama, ağız kuruluğu veya boğaz ağrısı ile uyanma, odaklanma ve konsantrasyon sorunları, sinirlilik ve ruh hali değişiklikleri, uykuda boğulma hissi veya ani uyanmalar.

Tedavisi: En yaygın tedavi yöntemlerinden biri CPAP (Sürekli Pozitif Hava Yolu Basıncı) cihazıdır. Bazı hastalar için diş hekimleri tarafından alt çeneyi öne iterek hava yolunu açan özel ağız aparatları da önerilebilir. Eğer bu tedaviler işe yaramazsa son çare olarak cerrahi müdahalelere başvurulur.

Çağla BOZTEPE

0 0 Puanlar
Puanlayın
Ücretsiz Ön Görüşme
0
Düşüncelerinizi çok isterim, lütfen yorum yapın.x