1. Kimlik Çözülmesi Bozukluğu (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu)
  2. Unutkanlık Çözülmesi (Dissosiyatif Amnezi)
  3. Kendine Yabancılaşma (Depersonalizasyon)/ Gerçekdışılık (Derealizasyon) Çözülmesi
  4. Tanımlanmış Diğer Bir Çözülme Bozukluğu
  5. Tanımlanmamış Çözülme Bozukluğu

 

  1. Kimlik Çözülmesi Bozukluğu (Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu): İki ya da ikiden çok ayrı kişilik durumu ile belirli kimlik bölünmesi olarak tanımlanır (APA, 2013). Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu’nun (DKB) temel özellikleri, bir kişide tekrar eden şekilde bir ya da daha fazla farklı kimliğin ortaya çıkması, bu kimliklerin kişinin yaşamına belli aralıklarla kısa ya da uzun süreli hâkim olması ve birbirlerini tanımamalarıdır. Ayrıca, bu kimlikler arasındaki geçişler ani olur. DKB hastalarında genellikle 2 ila 10 farklı kimlik bulunabilir. Bu kimlikler sıklıkla birbirlerinin yerine geçerken, bazı hastalar alter kişilikler arasında yaşanan çatışmalardan ve müdahalelerden de bahseder. Alter kişilikler arasında cinsel yönelim, el tercihleri ve el yazısı gibi özelliklerin farklı olabileceği de gözlemlenmiştir. Bu belirtiler bir maddenin ya da başka bir patolojinin etkilerine bağlanamaz.

 

  1. Unutkanlık Çözülmesi: Dissosiyatif amnezi, kişinin travma veya stresle ilişkili önemli kişisel bilgileri, sıradan unutkanlıkla açıklanamayacak şekilde hatırlayamaması durumudur. Bu bozukluk, kişisel bilgilerin bellekten geri çağrılmasında yaşanan sorunlarla karakterizedir ve sosyal, iş veya günlük yaşamda belirgin işlev kaybına yol açabilir. Dissosiyatif amnezinin belirgin özellikleri, ani başlangıcı, stresle tetiklenmesi, tam iyileşme ve düşük tekrarlama riskidir (Öztürk, 2017). Bu bozukluk sırasında görülen dissosiyatif füg (kaçış çözülmesi), kişinin bulunduğu yeri aniden terk edip organize ya da dezorganize bir şekilde yürüme, koşma veya kaçma davranışı sergilemesidir. Bulunduğu yerden beklenmedik biçimde uzaklaşan kişi yeni yerinde saatlerden yıllara kadar uzayan sürelerde kalabilir veya gezebilir. DSM-4’te dissosiyatif füg ayrı bir başlıkta incelenirken DSM-5’te dissosiyatif amnezi altında değerlendirilmiştir (Öztürk & Uluşahin, 2014).
  2. Kendine Yabancılaşma (Depersonalizayon)/ Gerçekdışılık (Derealizasyon) Çözülmesi: Depersonalizasyon, bireyin zihinsel süreçlerinden veya bedeninden ayrılmış gibi hissetmesi ya da kendini dışarıdan bir gözlemci gibi algılaması şeklinde tanımlanır. Bu bozukluğu olan kişiler, bedenlerini ve kendiliklerini gerçek dışı algılar ve genellikle kendilerini rüyadaymış gibi hissederler. Derealizasyon, çevredekilerle ilgili olarak gerçekdışılık ya da kopukluk yaşantılarıdır. Bireyler çevrelerini ve duygularını sisli, cansız veya çarpık olarak algılayabilirler. Bu bozukluklar, özellikle travma anlarında gelişir ve kişide geçmişle şimdiki zaman arasında kafa karışıklığına yol açarak, olayların gerçek olup olmadığı konusunda belirsizlik yaratır.

 

  1. Tanımlanmış Diğer Bir Çözülme Bozukluğu: Dissosiyatif bozukluklarda, özgül bir tanı ölçütünü karşılamayan ancak uzmanlar tarafından kullanılan “diğer dissosiyatif bozukluklar” başlığı altında dört tür tanımlanmıştır. Bunlar;

 

  1. Tanımlanmamış Çözülme Bozukluğu: Bu kategori, çözülme bozukluklarının belirtilerinin belirgin olduğu, ancak bu bozuklukların herhangi bir tanısal ölçütünün tam olarak karşılanmadığı durumlar için kullanılır. Klinik olarak belirgin bir sıkıntıya veya işlevsellikte düşüşe yol açan bu durumlarda, özgül bir tanı belirlemek istemeyen ya da yeterli bilgi bulunmayan (örneğin acil servislerde) durumlarda, klinisyenler tarafından tercih edilen kategori olarak literatürde yer alır.

 

 

 

Bir yanıt yazın