Deprem engellemesi zor olan bir doğal afettir. Fakat gereken önlem ve tedbir alındığı zaman genellikle yaşanan doğal afet sonucunda felaketlerden az da olsa sıyrıklarla kurtulmamızı sağlamaktadır. Depremde sevdiklerini kaybeden kişiler ya da bireyin enkaz altında kalıp endişe ve panik altında olması deprem korkusuna sebebiyet verebilmektedir. Deprem korkusu yaşayan bireylerin çoğunlukla her an kötü bir şey olacakmış hissinin oluşması ve genellikle de bireylerin tekrar o deprem anını yaşayabileceklerini düşündükleri için bu korkuya maruz kalırlar. Ve bu daha da büyüyerek bir fobi haline dahi gelebilmektedir. 

 Birey deprem korkusu yüzünden normal hayatına geri dönememekle birlikte günlük hayatta yapması gereken iş ve becerileri de yapamamaktadır. Deprem fobisi bireyin hayatını olumsuz etkilemekte ve genel olarak alt üst etmektedir. Bireyde görülen deprem korkusuyla birlikte başka rahatsızlıklarda meydana gelir. Birey yaşamış olduğu olaylardan dolayı travma oluşur ve bu da bireyde başka rahatsızlıklara neden olur. Birey deprem fobisiyle birlikte gelişen stres, kaygı bozukluğu, depresyon, panik atak ve travma sonrası stres bozukluğunu birlikte yaşayabilir. Deprem korkusuyla birlikte bazı rahatsızlıklarda tetikleyici olabilir.

  Deprem korkusu yaşayan bireyler genel olarak her an deprem olacağını düşünür. Bu yüzden de genelde uyku güçlükleri, uyku problemleri yaşarlar. Deprem korkusu ile yaşayan insanların bu korkuyla yaşamayı öğrenmesi, mücadeleyi bırakmaması ve son olarak ise bireylerin mutlaka psikolojik destek almaları tavsiye edilir.

Deprem Korkusunun Oluşma Nedenleri

Her birey yaşanan depremlerden büyük ölçüde etkilenir ve depremin sürekli olarak tekrarlanmasından korkabilirler.  Deprem bölgesinde yaşayan bireyler sürekli depremle karşı karşıya kaldıkları için deprem anını sürekli yaşamaktan korkar ve endişe duyar. Bu durum deprem fobisine dönüşür.  Ya da bireylerin daha önceden geçmişte yaşadıkların olayların travmaya dönüşmesi sonucunda da deprem korkusu ortaya çıkmış olabilir. Yani aslında baktığımız zaman bireylerin yaşadıkları durumlara göre deprem korkusunun oluşma nedenleri de farklılık gösterebilir. Deprem korkusunun birçok nedeni ve sebebi olabilir. Deprem korkusunun oluşma nedenlerine bakacak olursak eğer,

Bireylerin yaşamış oldukları deprem fobisinin oluşma nedenleri bireyin yaşadığı hayata ve travmalarına bağlı olarak değişkenlik gösterir ve deprem korkusunun çoğunluğu küçük yaşlarda deprem bölgesinde yaşayan çocuklarda, yetişkinlerde meydana gelir. Aşılması çok zor bir süreçtir.

Deprem Korkusu Belirtileri Nelerdir?

Deprem bölgesinde yetişen bireyler, çocuklar üzerinde bu fobinin oluşması ve belirtilerin görülme ihtimali çok yüksektir. Deprem korkusunun belirtilerine bakacak olursak eğer,

Deprem Fobisi Nasıl Atlatılır?

Deprem fobisinin aşılması çok zorlu bir süreçtir. O yüzden de deprem fobisini atlatabilmek bireyin kendi elinde ve iradesindedir. Birey eğer gerçekten kendisinin iyileşmesini isterse mutlaka profesyonel destek alır.  Deprem fobisini atlatabilmek için farklı aktivitelere yönelmesi gerekir. 

Deprem fobisini yenebilmek için yapılacak şeyler:

Deprem Korkusu Tedavi Yöntemleri

Deprem her bölgede olabilir. Deprem her bölgede olabildiği gibi bireylerde bu depremden etkilenerek deprem korkusunu tetiklemiş olabilir. Bireyler depremlerde sevdiklerini kaybedip büyük bir acı yaşadıklarından dolayı da bu durumu aşamamış olabilir.

Bireylerin deprem korkusundan kurtulabilmeleri için uygulanan iki yöntem vardır. Bunlardan ilki ilaç tedavisidir. İlaç tedavisi genel olarak deprem fobisi çok ilerlemiş bireylerde gözükür. Yani deprem fobisi ilerleyen bireylerin psikiyatri aracılığıyla birlikte ilaç tedavisi uygulanarak deprem korkusu yenilmeye çalışılır. Bir diğer yöntem ise bilişsel- davranışçı psikoloji anlayışıdır. Bu anlayışla birlikte ise bireylerin üzerindeki deprem korkusunun neden oluştuğuna bakıldıktan sonra o düşüncelerin yerine genel olarak yerini gerçek düşünceler yerleştirilir. 

Hastalık çok ilerlemediyse de aracılığıyla birlikte de hastalar üzerinde konuşma terapisi uygulanarak deprem etkisi bir nebze de olsa azaltılmaya çalışılır. Bireylerinde bu sorun hakkında çaba göstermeleri gerekir ve mutlaka iyileşeceğine dair inancının olması gerekir.

Bir yanıt yazın